Asuman’dan koparıp saçlarına taktığım,
Ay düşmüş gözlerini yıldızlarım kıskansın.
Şem’e olan aşkına gıpta ile baktığım.
Aşık-ı pervaneler senin nâr’ında yansın.
*
Bülbül-ü şeydâ gibi gül dalına konarken,
Bu arşın gölgesinde her dem seni anarken.
Sevdâ’nın ateşiyle için için yanarken,
Gökkuşağından geçip yedi renge boyansın.
*
Seni görenler inan Belkıs’dan güzel derler,
İrembağı denilen sana adanan yerler.
Hasbahçe’nin üstüne çiğ düşüren seherler,
Binbir çiçek açarken gülyüzünde uyansın.
*
Gel ey çeşm-i siyahım çerağınla yakmaya,
Şahikâ’larda senin huzuruna çıkmaya.
Gönül gözüyle görüp yüreğiyle bakmaya,
Tende ızdırâb çeken canlar nasıl dayansın.
*
Yüce dağlar başında yokmuş onun kimsesi,
Çağıldayıp akarken duyulmaz olmuş sesi.
Elbet seni görüyor kimsesizler kimsesi,
Sen bir Dilek çeşmesi suyunu içen kansın.
℃ / ℃
Teşekkür ederim Murat'ım Rabbim cümlemize sağlık ve esenlik ihsan eylesin.
Emeğine yüreğine sağlık Süleyman hocam çok güzel bir şiir okudum tebrikler hayırlı akşamlar diliyorum hocam