Kışın ortasında yakar, kavurur
Canımı
tenimden alan gözlerin!
Anka
kuşu gibi göğe savurur
Masum
hislerimi çalan gözlerin!
Umudun
mavisi bakışındadır
Gülün
zarafeti nakışındadır
Muhabbet
hayatın akışındadır
Durup
uzaklara dalan gözlerin!
Nazarın
afettir, mehtap kıskanır
Yıldızlar
göz kırpar, güneşsin sanır
Büyüne
kapılan kullar aldanır
Gönül
menzilimde kalan gözlerin!
Yolumu
düşürür meyhanelere
Kalbimi
çevirir viranelere
Hasretten
döndürür divanelere
Beni
dertten derde salan gözlerin!
Çok
şey istemedim, aşk olsun dedim
Kalbini
aç bana, köşk olsun dedim
Gönül
mektebinde meşk olsun dedim
Gizli
bir sevdadır yalan gözlerin!
Nazarın
ödül mü yoksa belâ mı?
Şu
okunan ezan mıdır, selâ mı?
Korktum,
bakamadım acep elâ mı?
Kanlı
giryelerle dolan gözlerin!
Gittiğinden
beri gönül viranlık
Kapını
aç bana, yalnız bir ânlık
Bir
gece gibidir, öyle karanlık,
Güz
yaprağı gibi solan gözlerin!
Elim
bomboş döndüm her seferinde
Yola
gelir misin günün birinde?
Hiçbir
şey değildir yerli yerinde
Yüreğimi
etti talan gözlerin!
Hasretin
gönlümü yakıp da gitti
Bir
yabancı gibi bakıp da gitti
En
zayıf yerimden sokup da gitti
Zehirli
bir akrep, yılan gözlerin!
30
Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
℃ / ℃