Sabah ezanıyla kalkar bismillah der

Başlar güne

 

Hep derdi 

Oğlum aş sabahın, iş sabahın

 

Erken kalkan yol alır

Üstü açılan yel alır

Allah çalışana verir rızkı

 

O genç yaşına rağmen

Yüzünde çizgiler

Elinde sanki tarihten kalmış nasırlar

 

Giderdi bahçeye, tarlaya

Rızkının peşine, güle oynaya

Çalışkandı çok

Benim diyen erkek, onun gibi iş yapamazdı

 

Tarlada orak çalar

Bağda üzüm toplar

Bahçeye çilek dikerdi

 

 

İneğin mayısından, tezek dizerdi

Tavuk,  inek güderdi

Düşünüyorum da, kimbilir akşamı ne zor ederdi

 

Kırk bir yaşında

Onbir çocuk anasıydı

 

Elinden ne güzel olurdu, yayık ayranı

Çocuklarını mutlu görürse

Onun o gündü bayramı

 

Ah anam vay anam, garip anam

Garip anam, yetim anam, öksüz anam

 

Götürmüştünya

Babamı 

Kırıkkale den, Ankaraya 

Hastaneye

Kendinin, Hakka kavuşacağını bilmeden

 

İyi oldu geldi babam

Sen, Sen gelemedin anam

Seksen yılının bir Mayıs ayında

Kalp krizi dediler ölmüşsün

O gece

Kırk yedi yaşında Hakka yürümüşsün

Vay anam garip anam

Öksüz koydun, boynumuzu büktün anam

 

Senden sonra yirmi yıl yaşadı babam

Ondan sonra bir oğlun 

Bir kızında Hakka yürüdü

 

 Bu yaşıma  geldim anam

Sen tütersin gözümde

Kim doymuş ki anasına

Ben doyayım ömrümde

 

Vay Anam garip anam

Cennet mekanın olsun  

Yattığın yer nur dolsun

 

 

Cengiz AKSU