Yalnız kendini tanırsın!

Öldüğünden haberin yok!

Yaşadığını sanırsın!

Öldüğünden haberin yok!

 

Gönlümüzde, gözümüzde

Dilimizde, sözümüzde

Karakışta, yazımızda

Öldüğünden haberin yok!

 

Karanlığın en dibisin!

Üzüm değilsin, çöpüsün!

Dipdiri meyyit gibisin!

Öldüğünden haberin yok!

 

Sönmüş gözlerinde ferin!

Farkı yoktur ölün, dirin!

Yok hükmünde bende yerin!

Öldüğünden haberin yok!

 

Zifirî bir gecesin sen!

Dev sanılan cücesin sen!

Unutulmuş hecesin sen!

Öldüğünden haberin yok!

 

Lâyığın neyse bulursun!

Yazık ki dünde kalırsın!

Sadece nefes alırsın!

Öldüğünden haberin yok!

 

Her geleni üzersin sen!

Ölü gibi gezersin sen!

Bir boşlukta yüzersin sen!

Öldüğünden haberin yok!

 

Ruhun bedeninden göçtü!

Ecel şerbetini içti!

Senin modan çoktan geçti

Öldüğünden haberin yok!

 

Hafızam silmiş yâdını

Çoktan unuttum adını

Ey dünün gözde kadını!

Öldüğünden haberin yok!

 

30 Temmuz 2026/Trabzon

 

M. NİHAT MALKOÇ