Mardi̇n'de akşam
...dünü Mardin'de geçenlerin diliyle...
Kalbimin
kuytusunu sarıp sarmalarken gam,
Bir
bulut gibi çöktü yine Mardin'e akşam
Hasretten
daha koyu, gecenin yüzü kara!
Ne
zaman iyileşir yüreğimdeki yara?
Hilâlin
şavkı vurur Kale'nin taşlarına
Gönlüm
nasıl dayansın hasret gözyaşlarına?
Şimdi
nereye baksam, dünden haber veriyor
Yüreğimdeki
buzlar gün doğmadan eriyor
Hayatta
verdiğinin çoğunu alan Mardin!
Gecenin
tenhasında kapımı çalan Mardin!
Dünü
temaşa ettim bir taş evin camında
Kirpiklerim
ıslaktır bu Mardin akşamında!
Sıra
gecelerinde eyvanlardan ses gelir
Sanki
Mazıdağı'ndan bir sıcak nefes gelir
Gece
vakti depreşir uykuya dalan dertler
Davetsiz
misafirdir kapımı çalan dertler
Geçmişten haber verir taşların suskun dili
Geceme
şûle olur gök kubbenin kandili
Bu
hüzün akşamında mâziye dalan Mardin!
Belleğimde
sadece hayali kalan Mardin!
Her
köşen bir aynadır saçımın aklarında
Çocukluğum
saklıdır Mardin sokaklarında
Aktıkça
zaman nehri baharı güz eyledim
Midyat'a,
Nusaybin'e uzaktan göz eyledim
Gümüş
telkarilerde yaşar altın çağını
Kim
unutabilir ki kadim Mazıdağı'nı
Zamanın
urganına gönlümü bağlamışım
Abbara
gölgesinde oturup ağlamışım
Bugünkü
yitiğini dününde bulan Mardin!
Hatıralara
dalıp saçını yolan Mardin!
Ev
sahipliği yapmış Dara nicelerine
Ulu
Cami göz kırpar Mardin gecelerine
Kalp
gergefinde nakış, o ki dünün rüyası
Artuklu
tuvalinde Osmanlı'nın boyası
Sana
dair iz taşır yüreğimde (n)asırlar
Taşlar
dile gelince aşikâr olur sırlar
Düşmüşüm
yollarına dünümü arıyorum
Pusulam
ol ey Mardin, yönümü arıyorum!
Mâziyi
yâd ettikçe gözleri dolan Mardin!
Geçmişten
geleceğe masaldır kalan Mardin!
03
Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
℃ / ℃