M. NİHAT
MALKOÇ
Bundan
10 yıl önce 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ terör örgütü mensupları tarafından
ülkemizde alçakça bir darbe girişimi gerçekleştirilmişti. Çok şükür ki Allah’ın
inayetiyle, milletimiz büyük bir vatanseverlik duygusuyla bu ihaneti bertaraf
etmişti. Aziz milletimiz o kara gecede vatanına, bayrağına, ezanına ve
iradesine sahip çıkmıştı. Milletin dinî duygularını istismar edenlerin
tuzakları başlarına geçirilmişti. Aradan on sene geçmiş olmasına rağmen bu
büyük travmanın ruhlar üzerindeki etkisi tam anlamıyla geçmiş değil.
15
Temmuz gecesi millet olarak tarihimizin en çetin, en uzun ve en karanlık
gecelerinden birini yaşadık. Bütün bu olumsuzluklara rağmen birlik, beraberlik
ve kardeşlik ruhu galip geldi. İslâm’ın bayraktarlığını yapan aziz Türk
milletine kafa tutanlar, zelil ve rezil oldular. Onları, dışardan destek
aldıkları zalim işbirlikçileri de kurtaramadı çok şükür.
15
Temmuz’da milletimizin istiklâline ve istikbaline kast edenler, vatan deyince
ötesini teferruat olarak gören halkın kahramanlığı ve feraseti karşısında hiçbir
varlık gösteremediler. Onlar ki halkın tertemiz Allah sevgisini, zekâtını ve
kurbanını da suistimal etmişlerdi. Milletin evlâtlarını anne babalarından
koparmak için bin bir türlü oyunlara başvurmuşlardı. Onları Yüce Kitabımız
Kur’an-ı Kerim, bakın nasıl tarif ediyor: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’
denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar
bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamak istemezler.” (Bakara S.11,12. ayet)
O gece tüm farklılıklarımızı bir kenara
bırakarak milletçe aynı paydada birleşerek tek yürek ve tek vücut olduk. Milli
iradeye ve demokrasiye büyük bir kararlılıkla sahip çıktık. Bu yılki 15 Temmuz
etkinliklerinin teması da o geceye gönderme yapılarak “İrade bizim, zafer
bizim” olarak belirlendi. Zira irade
başkalarının emrine verilirse zafer de ancak hayal olur.
Milletçe
birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiğimiz müddetçe üstesinden
gelemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur. Bunu, 15 Temmuz da dahil olmak üzere, tarih
defalarca tüm dünyaya göstermiştir. Zira yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin! Eğer inanmışsanız şüphesiz en üstün olan
sizsiniz.” (Âl-i İmrân S. 139. ayet)
Malum
olduğu üzere o gece vatan için şehit olanların anısına 15 Temmuz tarihi milletçe “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” ilân
edilmişti. Takvimlerde o tarih kırmızı kalemle ve altı çizilerek yazılmıştı. O
gün bugündür, 10 yıldan beri bu günü vesile kılarak iç ve dış düşmanlara karşı hazırlıklı
ve uyanık olmamız gerektiğini yüksek sesle dillendiriyoruz. Yine bu günü aracı
kılarak 15 Temmuz'da yaşananların anlam ve öneminin gelecek kuşaklara
aktarılmasını ve demokrasi bilincinin yerleşmesini sağlamaya çalışıyoruz.
O gece, milletimiz;
kadın, erkek, genç, yaşlı demeden meydanlara inerek tanklara, uçaklara ve
kurşunlara karşı göğsünü siper etti. Mağlup ve esir olarak geri dönmeyi hiç düşünmediler.
O tarihî gecede zaferi
getiren üç önemli hususun altını çizmek gerekir: Bunlardan ilki Cumhurbaşkanı
Erdoğan'ın milleti meydanlara çağırarak direnişi başlatan liderlik iradesi,
ikincisi bu çağrıya tereddüt etmeden karşılık veren aziz milletin çelikten iradesi
ve üçüncüsü ise devletin tüm kurumlarıyla demokrasiyi koruma kararlılığıdır.
Dünya
var oldukça dostluklar gibi, düşmanlıklar da hep var olacaktır. Dün adı
FETÖ’ydü, yarın bir başka isim ve bir başka kesim olur. Zira “Su uyur düşman
uyumaz.” Peygamber Efendimiz “Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz.”(Buhârî,
Edeb, 83.) diyerek dost görünen düşmanlara karşı uyanık olmamız gerektiğini vurgulamıştır.
Onun içindir ki aradan 10 sene geçti, artık dağılıp gittiler deyip
gevşememeliyiz. İlk günkü dirayetimizi ve kararlılığımızı korumalıyız. Dinî ve
milli değerlerimizi kötü emelleri uğruna kullananlara müsaade etmemeliyiz.
Tabir caizse, aklımızı hiç kimseye kiraya vermemeliyiz. Kötü niyetli insanların
aklımızla dalga geçmesine fırsat vermemeliyiz. Vatanın selâmeti, devletin
bekası ve aziz milletimizin huzuru için milli ve manevî cepheyi daima berk
tutmalıyız.
Bu meşum hadisenin10. sene-i
devriyesinde 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, kahraman
gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Vatanımızın bağımsızlığı,
milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını feda eden tüm kahramanlarımızın
ruhu şad olsun. Hepsini minnet
ve şükranla yâd ediyoruz. Allah milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın. 15
Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’müz kutlu olsun.
℃ / ℃