Bir
türlü göremedin görmen gerekenleri
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Güllere
sırt çevirdin, kayırdın dikenleri
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Yakındın
görünüşte, hakikatte ıraktın
Çektin
hicran pimini, son kibritini çaktın
Yarım
asırlık ömrü bir çıra gibi yaktın
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Bir
kalemde silinmek, dokunuyor kanıma
Karara
mühür bastın, yağ sürdün urganıma
Girdaba
soktun beni, kast eyledin canıma
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Şimdi
kanatlar mahzun, yuvadan uçtu kuşlar
Düzler
geride kaldı, başladı dik yokuşlar
Baharla
vedalaştı, içimde kara kışlar
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Hayaller
suya düştü, umutlar serap oldu
Düne
dair bâkiyem yolunda türap oldu
Derdest
oldu kaleler, gönüller harap oldu
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Bir
değirmen misali öğüttün yıllarımı
Su
vermedin, kuruttun meyveli dallarımı
Gayri
senden bilirim bu mahzun hâllerimi
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Cezam
müebbet benim; hüzünkârım, barksızım
Bu
sığıntı hâlimle bir mahkumdan farksızım
Ey
zamana hükmeden, diner mi yürek sızım?
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
Kalbimi
ısıt dedim, sen fırına tıkadın!
Olumlu
bir iz bırak, unutulmadan adın!
Ne
söylesem beyhude, anlamadın ey kadın!
Yaşadığım
ne varsa hepsi senin yüzünden!
10
Haziran 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
℃ / ℃