Geceler vardir gecelere ve zamana siğmayan...
M. NİHAT MALKOÇ
Geceler
vardır gecelere ve zamana sığmayan, uhrevî hissiyatın kanatlandığı geceler…
Geceler vardır kıymetini Hakk’ın takdir ettiği ve sevapların ucunu açık
bıraktığı geceler… O gecelerde kul, Rabbine daha yakın olmak için zamanla
yarışır adeta. Gözyaşları seccadeleri ıslatır o mübarek gecelerde. Bu kutlu
vakitlerde kulun yalvarışları akissiz kalmaz. Zamanın iyice genişlediği bu
gecelerde dualar yerle gök arasında dolaşır ve hedefi on ikiden vurur. Her şeyi
gören, bilen ve duyan Rabbimiz bu müstesna zamanların hürmetine bizleri af
kapısından eli boş göndermez. İşte bu gecelerin başta
gelenidir mübarek ve muazzez Kadir Gecesi… O, içinde Kadir gecesi olmayan bin
aydan daha hayırlı görülen mübarek bir gecedir.
Kadir
gecesinin ne zaman olduğu kesin olarak bilinmiyor. Fakat ramazanın son on
gecesinde olma ihtimali ağır basıyor. Bu
gecenin gizlenmesinde pek çok sırlar vardır. Öncelikle her gecenin Kadir gecesi
gibi değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi hâkimdir. Yüce Rabbimiz Kadir
Suresi’nin 1-5. ayetlerinde bu geceyle ilgili şöyle buyurmaktadır:
“Biz o Kur’a’’i Kadir gecesinde indirdik.
Kadir gecesinin niteliğini sana gösteren nedir? Kadir gecesi bin aydan daha
hayırlıdır. Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de
iner. Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar.”
Ayların sultanı
olan ramazana kadir kıymet kazandıran, Kur’ân’dır. Rivayetlere göre Kur’an bu
ayda bir bütün olarak dünya semasına inmiştir. Daha sonra yine ramazan ayı
içerisinde parça parça Resulullah’a gönderilmeye başlanmıştır. Bir kısım
ayetler belli olaylara cevap olarak gelmiştir. Bu mübarek ayetler zor
zamanlarda muhataplara cevap olsun diye Resulullah’ın imdadına yetişmiştir. Kur’an,
Kadir gecesini muteber bir zaman kılmıştır.
Kadir gecesine erişen Müslüman bu mübarek geceyi büyük bir bahtiyarlık ve kazanç olarak addetmelidir. Geceden sehere kadar ibadet ve dua etmeliyiz. Bu gecede özellikle inanarak ve samimiyetle yapılan dualar asla geri çevrilmez. Bu dualarla Allah arasında perde yoktur. Nefeslerimiz direkt Allah’a ulaşır. Her Müslüman dilinin döndüğünce bu vakitler içerisinde ümmetin saadeti ve barışı için dua edip yalvarmalıdır. Bu hususta nasıl dua edeceğimize dair Hz. Ayşe anamızın şu sözlerini dikkatinize sunuyorum:
“Dedim ki, ‘Ya
Resulullah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam “Allahümme inneke afüvvün
tuhibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni
de affeyle) dersin’ buyurdu”
Kadir gecesi
manevî bakımdan çok kârlı bir gecedir. Fakat bu geceye güvenip diğer günlerde
ibadetleri askıya almak akıllı müslümanın yapacağı iş değildir. Resulullah
Efendimiz: “Kim
inanarak, sevabını ancak Allah’tan bekleyerek Kadir gecesinde kıyam üzere
olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.”
buyurmaktadır. Bu hadiste ifade edildiği üzere bu gece uykumuzdan feragat
edelim. Bol bol Allah’ı zikredelim; tövbe istiğfar edelim. Ruhlarımızı manevî
kirlerden arındıralım. Şafak söktükten sonra günah yükünü üzerinden atmış bir
şekilde yeni güne tertemiz bir surette doğalım; hafifleyelim.
Kadir gecesinde ruhlar sükûn bulur. Bu gecede Hakk’ın ve hakikatin sesi yerle gök arasında yankılanır. Kadir gecesinin maneviyatı hürmetine huzursuzluklarımız huzura, endişelerimiz sükûna, savaşlar barışa, nefretler sevgiye, hıçkırıklar tebessümlere dönsün inşallah… Dünyamızın üzerindeki kara bulutlar dağılsın, doğsun beklenen güneş… Sözlerimi ilahiyatçı-yazar Hayrettin Karaman’ın bu geceye dair bir dörtlüğüyle bitirmek istiyorum:
“Bizi rahmetine daldır ilâhî
Kur’an’ından nasip aldır ilâhî
Aradan perdeyi kaldır ilâhî
Nasipsiz inmesin kollar bu gece”
Bütün
Müslümanların Kadir gecesini kutluyor, bu gecenin Müslüman âleminin uyanışına
vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
℃ / ℃