Cümle dergi̇si̇nden “mütefekki̇r ve münevver cemi̇l meri̇ç” anit sayisi
M. NİHAT MALKOÇ
İnsan
isteyince her şartta yarınlara kalabilecek eşsiz güzelliklere kapı
aralayabilir.
İnsanoğlu
isteyince her şartta yarınlara kalabilecek eşsiz güzelliklere kapı
aralayabilir. Bu belki ek bir çalışmayı ve külfeti gerektirir ama neticede
kalıcı olur, farkınızı fark ettirir. Öte yandan gün boyu ondan bundan yakınıp
miskin miskin de oturabilirsiniz. Tercih sizindir.
İstanbul’un
gelecek davasını büyük bir sorumlulukla, aşkla ve şevkle omuzlayan İstanbul
Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçe Milli Eğitim Müdürü Emin
Çıkrıkçı hak sahipliğinde "Cümle" isimli bir kültür, sanat ve
edebiyat dergisi çıkarıyor. Derginin künyesine baktığımızda İstanbul Küçükçekmece
İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Osman Özgür Özgenç'i derginin Basın ve Halkla
İlişkiler Sorumlusu olarak görüyoruz.
Osman Koca ise derginin yayın danışmanı olarak görev yapıyor. Cümle
dergisinin Yayın Yönetmeni ise Dr. Mahmut Turan Ektiren olarak gözüküyor. Derginin
Yayın Kurulunda Serdal Salmanlı, Tuncay Demir ve İrfan Özer isimleri dikkat
çekiyor. Derginin Düzelti (Tashih) ekibi ise Ayşe Kitapçı, Meral Ünlü Yavuz ve
Yağmur Arabacı'dan oluşuyor. Sayfa tasarımı ve kapak Selim Çoraklı tarafından
gerçekleştirilmiştir. Cemil Meriç'in portresini yansıtan kapak resmi ise Emre
Ceran'a ait. Söz konusu dergi Küçükçekmece'deki Dr. Oktay Duran Mesleki ve
Teknik Anadolu Lisesinde basılıyor.
Küçükçekmece
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yayın organı: Cümle dergisi
Küçükçekmece
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yayın organı olan Cümle dergisi çok düzenli
periyotlarda çık(a)masa da, imkân bulduklarında çıkardıkları sayılar kitap
boyutunda ve de kültür, düşünce, sanat ve edebiyat sahasında çok ses getirecek
zengin içeriktedir. Bu bağlamda bugüne kadar, kendi deyimleriyle düşünce
dünyamızın başat isimleri olan Diriliş Mimarı Üstad Sezai Karakoç'u, Gülistan
rehberi Rasim Özdenören'i, Hak ve hakikat adamı Mehmet Akif Ersoy'u, sosyolog
ve muallim Nurettin Topçu’yu kapak konusu olarak işlemişlerdi. Son olarak da “Bu
Ülkenin Hafızasına Adanan Bir Ömür” olarak niteledikleri Cemil Meriç’i
sayfalarına misafir ettiler. Daha doğrusu Cemil Meriç’i her yönüyle işleyen ve
irdeleyen zengin muhtevalı bir özel sayıya imza attılar. Cümle dergisinin son sayısı
olan "Cemil Meriç Özel Sayısı"nda dergiyle ve Cemil Meriç’le ilgili
şu güzel ifadeler sarf ediliyor:
“Düşünce
dünyamızın kurucu ve taşıyıcı isimlerini sizler için yayımlamaya kaldığımız
yerden devam ediyoruz. Diriliş Mimarı Üstat Sezai Karakoç'la başladığımız bu
yolculukta Gülistan Rehberi Rasim Özdenören'i, Hakikat Adamı Mehmed Akif'i ve
ardından Muallim Nurettin Topçu'yu misafir etmiştik. Şimdi ise sıra, kelimeye
yalnızca ifade vasıtası olarak değil, bir medeniyet hafızası ve idrak meselesi
olarak bakan; ömrünü Türk irfanının izini sürmeye vakfetmiş büyük mütefekkir
Cemil Meriç’e geldi.
Cemil Meriç,
yaşadığı çağın gürültüsüne teslim olmamış; ideolojilerin dar kalıplarına
sığmayan, peşin hükümlere boyun eğmeyen, her fikri kendi zihninin imbiğinden
geçirerek konuşan sahici bir fikir işçisidir. Onun kaleminde dil, sıradan bir
iletişim aracı değil; hafızayı, kültürü, medeniyeti ve insanın kendilik
bilincini taşıyan ana damardır. Bu yüzden Meriç, kelimeler üzerinde titizlikle
durmuş; kavramların bozulmasının yalnızca düşünceyi değil, bir milletin
istikamet duygusunu da bozduğunu ısrarla vurgulamıştır. Bu Ülke’de, Umrandan
Uygarlığa’da, Mağaradakiler’de, Kırk Ambar’da ve Jurnal’de karşımıza çıkan şey,
sadece bir yazarın cümleleri değil; kendi çağını sorgulayan, ülkesinin zihnî
yaralarını teşhis eden, köksüzlüğe karşı hafızayı ve irfanı savunan büyük bir
muhasebedir.
Bu eserle
birlikte, yalnızca büyük bir düşünce adamını anmış olmuyoruz; aynı zamanda
kelimenin haysiyetini, tefekkürün vakarını ve medeniyet tasavvurunun
derinliğini yeniden hatırlıyoruz. Cemil Meriç’in satırlarında karşımıza çıkan
şey, geçmişe dönük kuru bir hayranlık değil; bugünü daha sahih kavramak ve
yarına daha sağlam bir zemin kurmak için verilmiş çetin bir idrak
mücadelesidir. Onun bıraktığı miras, okunup geçilecek bir külliyat değil; her
neslin yeniden yüzleşmesi, yeniden anlaması ve kendi çağının soruları
karşısında yeniden düşünmesi gereken büyük bir irfan çağrısıdır. Bu kitabın da
işte böyle bir çağrıya omuz vermesini; hafızamızı tazeleyen, zihnimizi
derinleştiren ve bizi kendi hakikatimizle daha sahici bir biçimde buluşturan
kalıcı bir iz bırakmasını temenni ediyoruz.”
Hafızalarımızda
kaybolmaya yüz tutan aydınlarımızı bize hatırlatan Cümle dergisi
Hafızalarımızda
kaybolmaya yüz tutan yerli ve milli bir aydınımızı bizlere hatırlatan Cümle
dergisinin "Cemil Meriç Özel Sayısı"nın arka kapağında şu ifadeler
yer alıyor:
“Cemil Meriç,
Türk düşünce hayatında yalnızca ortaya koyduğu eserlerle değil, zihne yüklediği
sorumlulukla da ayrı bir yerde durur. O, kolay hükümlerin, hazır kanaatlerin ve
ezberlenmiş sloganların dünyasına razı olmayan; düşünmeyi bir dikkat, bir çile
ve bir ahlak meselesi olarak gören büyük bir mütefekkirdir.
Hayatı boyunca
dilin, tarihin, kültürün, medeniyetin ve insanın hakikat arayışının izini süren
Cemil Meriç; yaşadığı çağın bulanıklığını teşhis ederken aynı zamanda daha
derin, daha sahici ve daha esaslı bir düşünme imkânı aramıştır. Bu yüzden onun
metinleri, yalnızca okunacak yazılar değil; okuru sarsan, durduran, yeniden
düşündüren metinlerdir.
Her yazı,
yalnızca Cemil Meriç'i anlamaya değil; onun üzerinden Türkiye'nin düşünce
serüvenini, kültürel kırılmalarını ve hafıza meselelerini yeniden yoklamaya da
davet ediyor. Çünkü Cemil Meriç, yalnız geçmişte kalmış bir isim değil; bugün
de bize kelimelerin ağırlığını, düşüncenin ciddiyetini ve köksüzlüğün bedelini
hatırlatan diri bir sestir. Bu kitap, o sesi daha yakından duymak isteyenler
için hazırlanmış bir çağrıdır.”
Cümle
dergisinin "Cemil Meriç Özel Sayısı"nda 60 tane kıymetli yazı yer
alıyor.
Küçükçekmece
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yayın organı olan Cümle dergisinin "Cemil
Meriç Özel Sayısı"nda, biri “Sunuş (Cemil Meriç’in İzinde)” yazısı olmak
üzere 60 tane kıymetli yazı yer alıyor. Kitabın sonunda bir de “Cemil Meriç
Fotoğraf Seçkisi” var. 376 sayfalık adeta bir kitap görünümünde olan dergideki
yazıların tamamı fikir dünyamızın nurlu oluğu merhum Cemil Meriç’e dair. Kitapta
Cemil Meriç’in kıymetli kızı (onun tutan eli, gören gözü mesabesinde olan) Ümit
Meriç’le yapılan geniş ve samimi bir röportaja da yer veriliyor. Benim de
“Umrândan Uygarlığa, Tabandan Tavana: Cemil Meriç” adlı bir yazımın bulunduğu
bu güzel dergide şu kıymetli yazarlara ait birbirinden değerli yazıları
görüyoruz:
“Sunuş: Cemil Meriç’in İzinde,
"Hareket"ten "Hisar"a: Cemil Meriç / Ahmet Kılıç, İrfan ve
Medeniyet Aydınımız: Cemil Meriç / Ahmet Sezgin, Cemil Meriç’e Göre
Muhafazakârlık / Ayşe Altıntaş, Ümit Meriç ile Cemil Meriç’e Dair Röportaj /
Ayşe Kitapçı-Zehra Meral, Cemil Meriç: Pergelin Sabit Ayağı / Aziz Erdoğan, Meriç’in
Zihin Dünyasında Akıl ve Düşünce / Bayram Ali Çetinkaya, 15 Maddede Cemil Meriç
/ Bilal Can, "Mağaradakiler" Kitabındaki Yazarlar Hakkında Bazı Görüş
ve Düşünceler / Dilara Pınar Arıç, Entelektüel Bir Biyografi: "Bu
Ülke" Ekseninde Cemil Meriç’te Okuma Kültürü / Elif Sönmezışık Aydın,
Umrandan Uygarlığa / Emin Çıkrıkçı, Cemil Meriç, Mensubiyet ve İslâm / Ercan Yıldırım,
Evet, Doğrudur; Cemil Meriç, Türk Düşüncesinin Everest’i / Fahri Tuna, Fikir
İşçilerinin Ustası Cemil Meriç’in İrfan’ında Dil / Hacı İbrahim Delice, Cemil
Meriç ve Aydın Kalma Bilinci / Hamza Çelenk, Cemil Meriç ile Söyleşi /
Hayrettin Taylan, Kelimenin Namusu: Cemil Meriç’in Fikir Atlası / Hikmet Kızıl,
Derdi "Bu Ülke" Olan Gerçek Bir Aydın: Cemil Meriç / İbrahim Gürel,
Bu Ülke’nin Münzevî ve Mütecessis Fikir İşçisi: Cemil Meriç / İbrahim Kaya,
Meriç’te Okuma Kültürü: Kitap, Kütüphane ve Şuur İnşası / İdris Aydın, Cemil
Meriç ve.. / İrfan Çalışan, Uyarıcı ve Öngörücü Olarak Aydın / İsmail Killioğlu,
Tefekkürden Hayata Cemil Meriç Okumaları / İsmail Zorba, Umrandan Uygarlığa
Cemil Meriç’in Yol Haritası / İsmet Emre, Ali Şeriati ve Cemil Meriç / Kadir Canatan,
Hakikat Peşinde Bir Tecessüs Bir Ömür: Cemil Meriç / Kâmil Yeşil, Öbskurantizm
/ Kübra Öksüz, Umrândan Uygarlığa, Tabandan Tavana: Cemil Meriç / M. Nihat Malkoç,
Cemil Meriç’in Düşünce Dünyasında Kelime ve Kavramlar / Mahmut Babacan, Düşünce
Çiçeğini Gökyüzünde Uçuran Kartal: Cemil Meriç / Mehmet Nuri Yardım, Çizgi /
Muammer Bulut, Cemil Meriç’in İktibasları / Muhammet Sani Adıgüzel, Cemil Meriç
ve Bir Medeniyet Muhasebesi Olarak Umrandan Uygarlığa / Mustafa Gülali, Cemil
Meriç’in Bu Ülkesi, Bu Ülke’nin Cemil Meriç’i / Mustafa Kömeçoğlu, Kirletilen
Odayı Temizlemeye Çalışan Adam: Cemil Meriç / Mustafa Süs, Karanlığı Yenen
Kalem Cemil Meriç / Mustafa Uçurum, Bir Trajedinin Çocuğu / Namık Açıkgöz,
Paris Geceleri / Nuhan Nebi Çam, Cemil Meriç’in Bu Ülke’sinde Kırk Ambar’dan
Mağaradakiler’e Yolculuk / Nuray Alper, Münevverle Aydın Arasında Araflık Adam
Cemil Meriç / Osman Koca, Bu Ülke’nin Aynasında Entelektüel Bir Hesaplaşma /
Ömer Gündoğdu, Sosyoloji Notları’nda Doğu ve Batı’ya Dair Bazı Dikkatler / Ömer
Hatunoğlu, Karanlıkların Projektörü Cemil Meriç / Özgül Yaşar, Hayatını Türk İrfanına
Adayan Münzevi ve Mütecessis Fikir İşçisi / Rafet Fener, Bir Medeniyetin
Değişim Sancıları / Recep Garip, Meriç’in Düşünce Dünyasında Tasavvuf ve
Sûfiler / Selami Şimşek, "Bu Ülke" Vicdanlı Bir Aydın’ın Sarsıcı
Sorgulamaları ile Öze Dönüş Sancıları / Selvigül Kandoğmuş Şahin, İki
Entelektüel: Cemil Meriç | Edward Said / Sıddık Akbayır, Bu Ülke’ye Dair
Kişisel Bir Tanıklık / Sinan Özyurt, Fikir İşçiliğinin İnce Oyası: Umrandan
Uygarlığa / Süheyla Karaca Hanönü, Cemil Meriç’in Şiirsel Dili Yahut Düşünceyi
Aforizmalarla İletmek / Şaban Sağlık, Bu Ülkenin Bir Yalnızıydı Cemil Meriç /
Şakir Diclehan, Müstağripler ve "Bu Ülke"nin Aydını / Tahsin Gülhan,
Cemil Meriç’te Kadın: Bir Çelişkinin Haritası Otuzunda Kadın’dan Yeryüzünde Bir
Melek’e Kadınının Portresi / Tuba Kaplan, Bin Bir Kapılı Bir Kütüphane: Cemil
Meriç / Üzeyir İlbak, Jurnal / Yıldız Ramazanoğlu, Cemil Meriç’in Mirası /
Yunus Emre Altuntaş, Kelimelerle Örülen Bir Kader / Yusuf Tosun, Bir Tenkitçi
Olarak Cemil Meriç / Yusuf Yavuz Yılmaz, Cemil Meriç Mektebinden Notlar /
Zekeriya Erdim, son olarak da birbirinden güzel fotoğrafları içeren Cemil Meriç
Fotoğraf Seçkisi”
Bundan 39 yıl evvel aramızdan ayrılan Cemil Meriç, bu
toprağın fikir sigortasıdır.
İstanbul
Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde yayın hayatını sürdüren
Cümle dergisi yine yaptı yapacağını ve kütüphanelerimize "Cemil Meriç Anıt
Sayısı" diyebileceğimiz kitap boyutunda bir dergi daha kazandırdı. Keşke
diğer Milli Eğitim Müdürlüklerimiz de böylesine faydalı eserlere (kitap, dergi)
imza atsalar. Bu nedenle başta Küçükçekmece ilçe Milli Eğitim Müdürü Emin
Çıkrıkçı olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Böylesi yerli
ve milli eserlerin sayılarının artması temennisiyle. Sözlerimi bu kıymetli
kitapta yer alan yazımdan alıntılarla noktalamak istiyorum:
“Bundan 39 yıl evvel (13 Haziran 1987’de)
aramızdan ayrılan, Karacaahmet mezarlığında ebedî istirahatgâhına çekilen,
ardında onlarca eser bırakan Cemil Meriç; bu toprağın fikir sigortasıdır. Fikir
namusunun ne kadar mühim bir değer olduğunu, düşüncelere saygı ölçüleriyle
geniş bir perspektiften bakmanın algılamayı kolaylaştırdığını bizler ondan
öğrendik. Bu ülkede sağı, solu ve gerçek yolu anlamak isteyenlerin Cemil
Meriç’in rahle-i tedrisatından geçmeleri şarttır. Çünkü o, bu iğreti kesimlere
bakılması gereken noktadan bakmış, kendini bunların öte yanında bir münzevi
olarak saymıştır. Bu ülkenin aydınlarının, aydın adaylarının, vatanseverliği ve
sağduyuyu ana eksen kabul edenlerin onun eserlerinden soluklanması şarttır. Bu
Ülke’yi, Jurnal’i, Mağaradakiler’i okumayanın aydın diye vitrinlerde boy
göstermesi, tafra satması aldanış ve sığlıktan başka bir şey değildir.
İnsanların fikir taassubuyla hareket
ettiğini, az düşünüp çok konuştuğunu, fikirlerin çilesinin çekilmediğini,
basiret fukaralığının had safhaya ulaştığını gören Cemil Meriç, yaşadığı
toplumdan gittikçe uzaklaşmış, hiç tasvip etmediği halde fildişi kulesine
kapanmıştır. Bu çok arzu duyarak yaptığı bir eylem değildir. Vasat idraklerin
üstün idrak, üstün idraklerin vasat olarak algılandığı bir cemiyette kuru
kuruya çene çalmaktansa namusla bir kenara çekilmek, onun yaygın tabiriyle
fildişi kuleye kapanmak daha tutarlı bir davranıştır. O, fildişi kulesinde boş
durmamış, cemiyetin irfanı ve ihyası için düşünce çarkını işletmiştir. Onun
toplumla mesafeli oluşu fikir dünyasının onlardan kopuk olduğu anlamına gelmez
hiçbir zaman... O, daima Türk milletinin tefekkür ve anlama merakını diri
tutmanın mücadelesini vermiştir. Şayet o merak sönerse beyindeki esaret zincirleri
daha da güçlü bir hâl alır.
Merhum
Cemil Meriç’i anlamak için yapılması
gereken en doğru iş, onun kitaplarında uzun ve meşakkatli bir yolculuğa
çıkmaktır. Meşakkatli diyorum, çünkü onun eserlerini bir roman gibi okursanız
satır aralarındaki düşünce cevherlerini öyle kolay fark edemezsiniz. Bu düşünce
şövalyesi, çağın idrakine giydirilen deli gömleklerini üzerinden atmış,
okuyucularını da bu konuda uyanık olmaya çağırmıştır. İyi ki onun gibi bir
fikir abidemiz var.”
℃ / ℃