Babayı anlatmak şairi aşar!
Bin
verip birini alandır baba!
Ölse
de, evlâdın gönlünde yaşar
Yürek
kapısını çalandır baba!
Hayatın
yükünü taşıyandır o!
Çocukları
için yaşayandır o!
Evlâda
kar yağsa üşüyendir o!
Derin
hayallere dalandır baba!
O
ki yol bulandır bize her adım
Soframızın
tuzu, doyumsuz tadım
Baba
pusuladır; gördüm, yaşadım
Senden
gayri her şey yalandır baba!
Hayalleri
benzer güneşe, ay'a
Muhabbet
ehlidir dem verir çaya
Sanki
feda için gelmiş dünyaya
Kendini
dertlere salandır baba!
Gönül
mahzeninde mum isidir o!
Sesi
çıkmayanın gür sesidir o!
Hayatın
merkezi, kendisidir o!
Hangi
şaşkın demiş, gümândır baba?
Kuruyan
gönüle akan nehirdir
Engelleri
bir bir yıkan nehirdir
Sonunda
denize çıkan nehirdir
Evlât
bir damlaysa ummandır baba!
Huzura
uzanan elleri taşır
Bahçesinde
bahar gülleri taşır
Bulutları
taşır, selleri taşır
Bir
yağmur öncesi, dumandır baba!
Aile
binadır, ona temeldir
Aşılmaz
dağları aştıran beldir
Her
düştüğümüzde uzanan eldir
Her
şeyin başında gelendir baba!
Evlât
hüzünlense baba yas tutar
Kendini
unutur, onu has tutar
İlgi
görmeyince gönlü pas tutar
Hicranı
yürekler delendir baba!
Bu
hayat yolunda çeker bir ömür!
Yaşını
içine döker bir ömür!
Zorluklar
boynunu büker bir ömür!
Bu
dünya gurbeti çilendir baba!
Viran
bahçelerin has gülü odur
Yetim
yüreklerin can dili odur
Islak
kirpiklerin mendili odur
Kanlı
gözyaşını silendir baba!
Gönül
lâmbasının gazıdır onlar
İçi
gören gönül gözüdür onlar!
Bu
yalan dünyanın özüdür onlar!
Hâlden
anlayandır, bilendir baba!
Baba
deyip geçme, arka dağındır
Bahar
mevsimidir, gençlik çağındır
Karanfil
kokuşlu, görklü bağındır
Her derde bir çare bulandır baba!
Baba
dik durandır, temsili gücün
Asla
vazgeçmezler evlâdı için
Cevabı
kendidir, neden ve niçin!
Ekmeğini
bine bölendir baba!
Tebessüm
etse de yüreği kanar
Evlât
ateş görse babalar yanar
Yağmurda
semsiye, gölgelik çınar
Çocuklar
gülünce gülendir baba!
Sesi
çıkmasa da içten ağlar o!
Yağmur
misalidir, akıp çağlar o!
Sonun
başı gelir, yürek dağlar o!
Gönül
sızısıdır, nâlândır baba!
Şimdi
bir sonrasız zamana düştük
Dönüşü
olmayan limana düştük
Göz
gözü görmüyor, dumana düştük
Bölündüğümüzde
kalandır baba!
Ânları
kuşatan bir ân'dı ölüm!
Derin
uykusundan uyandı ölüm!
Yürek
kapısına dayandı ölüm!
Sonsuza
kurulmuş zamandır baba!
Hayat
bir tiyatro, perde kapanır
Acı
düğüm düğüm, gönle abanır
Evlât
bu sahneyi kıyamet sanır
Bizi
nârda koyup ölendir baba!
21
Haziran 2026 (Babalar Günü)/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
℃ / ℃