M. NİHAT
MALKOÇ
Bundan tam 29 yıl evvel Türkiye'deki
inançlı insanlara büyük zulümler yapılmıştı. Kızlarımız başörtülü oldukları
için üniversitelerin kapısından geri çevrilmişti. Mezun olanlar ise
hayatlarının dönüm noktası olan mezuniyet törenlerine alınmamıştı. Hatta önemli
bir kısmı sözlü ve fiili saldırılara maruz kalmıştı. Okul birincisi olan
kızlarımızın bile törene katılması ve konuşması engellenmişti. Dereceye giren
kızların ağzı arkadaşları tarafından kapatılmıştı.
28 Şubat Post Modern Darbesiyle
ilgili süreç Refah Partisi'nin sandıktan birinci parti çıkmasıyla başladı. Bazı
kesimler bu zaferi hazmedemedi. 28 Şubat 1997'de yapılan o uzun Milli Güvenlik
Kurulu toplantısı sonucunda açıklanan kararlarla başlayan ve irticaya karşı
olduğu iddia edilen, ordu ve bürokrasi merkezli bu süreç yüz binlerce insanı
mağdur etti. MGK kararlarını uygulama komitesi kurularak ülke genelinde
irtica(cı) avı başlatıldı. Masum ve mazlum nice insanlar fişlenerek işlerinden
uzaklaştırıldı. Meslek liselerinin ortaokul kısımları kapatıldı. Bu durum en
çok da İmam-Hatip okullarını etkiledi. Bunun yanında bazı öğrencilerin
üniversitelere girişi, katsayı uygulaması ile engellendi. Sincan'da demokrasiye
tanklarla balans ayarı yapıldı. Bu durum ekonomimize milyonlarca liralık zarar
verdi.
18 Haziran'da Necmettin Erbakan
görevini Tansu Çiller'e devretmek üzere başbakanlıktan istifa etti. Fakat
zamanın Cumhurbaşkanı baskılar sonucu hükümet kurma görevini Tansu Çiller'e
değil, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve
Hüsamettin Cindoruk'la birlikte ANASOL-D Hükümeti'ni kurdu. Böylece demokrasi
tarihimize bir kara leke olarak geçen 28 Şubat'ta zamanın başbakanı Necmettin
Erbakan ve ortağı Tansu Çiller iktidardan uzaklaştırıldı. Bundan sonra kapkara
günler başladı.
28 Şubat sürecini başlatanlar bu sürecin bin yıl süreceğini iddia etmişlerdi. Fakat çok şükür ki sürmedi. Onların bir hesabı vardı; ama Allah'ın da bir hesabı vardı. Refah Partisi içinden Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğini yaptığı bir grup 14 Ağustos 2001 tarihinde Ak Parti'yi kurdu. Yaklaşık bir yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 2002 genel seçimlerine girildi. AK Parti 365 milletvekili çıkararak tek başına iktidara geldi. Böylece 28 Şubat süreci fiilen bitmiş oldu. Fakat bunun kirini ve tozunu temizlemek uzun bir zaman aldı.
28 Şubat deyip de geçmeyin. O yıllar
Müslümanların öz yurtlarında parya yerine konulduğu ve aşağılandığı hüzün
yıllarıydı. 28 Şubat idraklerin iğdiş
edildiği kapkaranlık senelerdi. O yıllarda irtica adı altında milletin
değerlerine savaş açıldı. "Uyduruk "kamusal alan" kavramıyla mekânlar
ve vicdanlar parsellenmişti. Ne zulümler yapıldı o zifiri yıllarda. Saymakla
bitmez o yıllara dair mağduriyetler. Bunu ancak o günleri yaşayanlar bilir. O
kara günleri unutmadı bu millet, unutmayacak da. Allah zulmedenlere bir daha
fırsat vermesin.
℃ / ℃