Heç vaktimiz olmaz be virmeğe bir mola.
Güneş doğmadan evvel fırlarık yataktan,
Çarığı çekerik de, toz kalkar topraktan.
Horozun sesi gelir karşıki konaktan,
Bereket bismillah derik, düşerik yola,
Heç vaktimiz olmaz be virmeğe bir mola.
Öküzlere saban goştuk, tarlayı bi’ sürdük,
Toprağın bağrında hep ne umutlar gördük.
Alın terimizi de şu ekine ördük,
Gökten rahmet yağsa yüzümüz de gülecek,
Şükür kurban, her can rızkını bilecek.
Gumpirleri de(patatesleri) gömdük ocağın közüne,
Dumanı vurur da insanın o gözüne.
Bakılmaz ağanın, paşanın da sözüne,
Bizim sultanımız da şu gara torpaktır,
Ondan gelmeyen her bir lokma çoraktır.
Hatçana (Hatice ana) yayığı da yayar da yorulur,
Ayranın hası o bakır tasta durulur.
Acıkınca bazlama sofraya kurulur,
Köyün tadı tuzu da, anamın elinde,
Bin bir dualar döner garibin dilinde.
Harman vakti gelse de, savursak samanı,
Sarı altın gibi görsek de o zamanı.
Virmesin koca Mevlam dert ile amanı,
Çoluk çocuk hepimiz tarlaya dizildik,
Biz bu toprak ile yoğrulduk da, ezildik.
Akşam olunca köye dönerik yavaştan,
Sıyrılırık biz o bin bir türlü savaştan.
Kısmetimiz çıkarsa o kaynayan aştan,
Gaz lambası yanarsa, gönül aydınlanır,
Yorgun argın beden de, mindere yaslanır.
Köylü dedikleri de toprağın sesidir,
Şu koca dünyanın asıl nefesidir.
Cümle mahlukatın da dar-ı kafesidir,
Haso dayı bizde yalan, dolan heç olmaz,
Toprağı sevmeyen de huzuru bulamaz.
Hasan Belek
Akçay
℃ / ℃