Figenim


​Gönül bağım perişan, baykuş konmuş dalıma,

Hicran rüzgarı eser, bak şu garip halime,

Bir teselli sun artık, bu bitmeyen zulüme,

Sevda sahrasında, yol eyle beni Figenim.


​Gözlerinde fer kalmaz, yaşlar diner mi sanma,

Hasret narına düşüp, eyvallahsızca yanma,

Senden gayrı bir isme, ne olur beni anma,

Vuslat bağlamında, tel eyle beni Figenim.


​Kışın ortasında kaldım, sığınacak yerim yok,

Sensiz geçen her ana, inan karnım öyle tok,

Yüreğime saplandı, kirpiğinden zehirli ok,

Derdinin içinde, hal eyle beni Figenim.


​Sabahın seherinde, dertleşirim kuşlarla,

Ömür geçip gidiyor, bitmeyen yokuşlarla,

Yüzümdeki çizgiler, bitsin artık boşlarla,

Kudret sofrasında, gül eyle beni Figenim.


​Gurbetin acıları, çöktü yine bağrıma,

Kimseler derman olmaz, bu amansız ağrıma,

Bir kez dönüp bakmadın, şu yaralı çağrıma,

Aşkın ateşinde, kül eyle beni Figenim.


​Yıldızlar şahidimdir, uykusuz gecelere,

Sığdıramadım seni, şu kısıtlı hecelere,

Erişmek mümkün müdür, o büyük yücelere?

Dua makamında, dil eyle beni Figenim.


​Hasan'ın kalemi dertli, kağıt ağlar halime,

Senden başka bir sözü, yakıştırmam dilime,

Hükmün fermanın olsun, razıyım her ölüme,

Aşkın deryasında, sal eyle beni Figenim.


Hasan Belek

Akçay