ÇOÇUKLUĞUM

Bilemedim çoçukluğumu anlamadan büyümüştüm

Masallar hikayeler dinlemeden

Resimler çizerek bakmıştım

Puslu pencere camlarının ardından

Sabahın seherinde

Silip gözlerimden uykuyu

Toprak damlardan seyrettim

Sevinçle hüznu karıştırıp

Seyrettim güneşin doğuşunu

Kalır gözlerim öylesine

Saçaklardan süzülen yağmur damlalarında

Burnumda buram buram toprak kokusu


Nedense tutsak duygularda

Ben kendimde kendimi aradım

Ruhumun derinliklerinde

Yasayamadığım çoçukluğumun

Eksik gülüşleriyle avundum

Belkide vazgeçmişti hayat bizden

Belkide unutulduk bir köşede

Meded umduğum kırık dökük anılara bakarken

Çoçukluğumun dar sokaklarında 

Koşuşturmuştum yalın ayak

Hatıraların peşinden giderken

Anımsamadığım kaç mevsim eskidi 


Yetindim aklımda kalanlarıyla 

Köşe başlarında saklambaç oynadığım

Yollarda çelik çomak

Bakar dururum

Sandıklarda sakladığım resimlere

Biriktirdiğim  gazoz kapakları

Özletir kendini


Yanaklarımdan eksilmeyen gòzyaşlarım

Zamanla eksildi gülmelerim birer birer

Ötesini görmeden kısa günlerimin

Hep eksik baharı kaldı 

Çoçukluğumun

               Mehmet Can 

                   Geyilli/ Ezine/ Çanakkale