Umut taneleri dizilmeyince

Kaderimin tesbihine

Uğraşıp durdum bunca sene

Dalga olup kabaramadım

 

Salla, boş ver dedikçe

Dünya üstüme çöktü

Tesbih gibi çektim bir bir

Sesimi duyuramadım

 

Sorunlar içimde geniş bir ırmak

Bir imameden yelken açarak

Düze çıkarım sandım

Bir türlü rotayı tutturamadım

 

Tam bitti dediğim an

Bir yenisi geldi peşi sıra

Yaşam prizim topraksız olunca

Dertlerimi aktaramadım

 

Her ızdırabı ayrı çekerek

Son tanesine geldim sabretmenin

Sabır, boyun eğmek oldu benim için

Prangalarımı çıkaramadım

 

Kemâne olup içimi oydular

Çarkûşe ile duygularımı boşalttılar

Uzun bir kamçıyla sürekli vurdular

Kimseden hesabımı soramadım

 

Misinam koptu kopacak

Dört bir yana dağılacak habbelerim

Bir sürü bencilden

Uzaklaşmayı başaramadım

 

Tesbihle atamadım

Elemleri uzaklara

Ve elimden tesbihi de atamadım

Hiçbirinden kendimi kurtaramadım


Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay) 

-------------------

Habbe: Tesbih tanesi.

İmame: Tesbihin baş tarafındaki uzunca parça.

Kemâne: Habbeleri delmede kullanılan matkap.

Çarkûşe: Habbenin genişletmesine yarayan konik matkap.

Misina: Bir tür tesbih ipi.

Kamçı: İmamenin ucuna takılan parça.