Varınca köyüme döndüm şaşkına
O anda sandım ki gördüm maralı
Bu nasıl güzellik Allah aşkına
Nerelisin dedim dedi buralı

Sular gibi çağlar yirmi yaşında
Çiçekli tülbenti bağlı başında
Abı hayat vardı kalem kaşında
Uyku tutmaz beni köye varalı

Gülüşü dünyama neşe saçsa da
Bakınca ruhumda güller açsa da
Yüreğim sevdadan pır pır uçsa da
Yüz vermedi bana gönlüm yaralı

Kınalı elleri tarhana döker
Askısı omzunda suyunu çeker
Küçücük bahçeye kıvırcık eker
Diktiği fidenin hepsi sıralı

Tarlada ekini orakla biçer
Çimenden aş için madımak seçer
Kalaylı bakraçtan ayranı içer
Naz yapmak mı olmuş aşkın kuralı

Ne kadar çalışsa yorulmak bilmez
Boncuk boncuk aksa terini silmez
Dinlenmek isteyip işini bölmez
Kaç dakika geçti odun kıralı

Tuttuğu maşası ateşi eşer
Yaptığı çörekler tandırda pişer
Kokusu mis gibi burnuma düşer
Seğmenoğlu bil ki o da bir beşer
Kolay gelsin desen olmaz oralı

Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)