Vakit geceden sabaha sarkan,
Anı telaşla toparlama sarıp sarmalama vakti,
Tarifsiz hüznün gölgesi düşmüş,
Ellerimizle sevda rengine boyadığımız,
Duvarları kerpiç ile örülü evi ve,
Dağılan umutları yarının heybesine koyma vakti...
Aldırmadan uykuya kapanmayan,
Hala sancılı gecenin esaretin'de kalmış gözlere,
An tenden dökülen suyun beraklığını,
Anımsatan o sevda terini beden'den silme vakti,
Vakit masada duran her bir satırına,
Sen yazılı kara kaplı defteri yakma yada yırtma vakti...
Aldırmadan kurumuş dudaklarıma lal dilime,
Vede dilenci misali bir dal cigara dilenen nefesime,
Gider iken şavki düşmüş ay eşliğinde üşümüş koynuma,
Bir tutam yarını ısıtacak gülüşünü alıyorum,
Bütün yaşanmışları yüreğim'de,
Boşalan oyuğa doldurupta senden diyardan gidiyorum...
Güzel gözlüm sana yalnızlığı vede boş bakışlarla,
Etrafı süzecek gözler miras bırakıyorum,
Tutmaya kıyamadığım o narin ellerini,
Tıka basa ayrılık yutmuş hırıltılı göğsüne koymayı,
Duyduğun her bir cümlede beni anmayı,
Alev alev yokluğuma yanmayı bırakıpta gidiyorum,
Hoşçakal kara kaplı defteri süsleyen kaleme kan kusturan güzel gözlüm hoşçakal...!
Osman Dastan © 15 / 08 / 2025 . 05 : 30
℃ / ℃