İklimi çok sert olur, insanı çok mert olur

Ters laleler açarken gönüllere nakşolur

Davul, zurna sesiyle düğün dernek kurulur

Anadolu dağları Ağrı’da zirve bulur

Ekim daha bitmeden güze dersin elveda

 

Nice mücevher olur eşsiz Oltu taşından

Düşmanlar mutlu olur dinmeyen gözyaşından

Gakkoş, Dadaş yurt için iste geçer başından

Milletim bıktı artık vekâlet savaşından

Her karış toprağını korur aziz şüheda

 

Kokuları karışır kenger, keven, kekiğin

Sektiğini görürsün çil, kınalı kekliğin

Tadına doyum olmaz bol cevizli orciğin

Yöresidir kelecoş, doğoba ve firiğin

Kültürüne, örfüne, âdetine can feda

 

Sınır aşan nehirler berekette yarışır

Göçüp inci kefali tatlı suya karışır

Ak tüylü Van kedisi gözlerinden ayrışır

Kaya yediuyuru varım diye bağrışır

Mor koyunum yaptığın kimedir bunca eda

 

Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)