Card image cap
Amele olarak bir günüm

Memiş kalfa
'Biraz acele et' diye seslendi bu sabah
Gençlik bu ya
Ne de koştum
Bir beşona saplı koca çivi
Lastik pabucumdan
Ayağımın tabanına
Hart diye saplandı
Koşup çıkardı Cafer sağ olsun
Sıktım dişimi
Hiç kan çıkmadı
Bu kez çivinin battığı yerden
Kan çıksın diye
Vurdukça vurdular
Ayağımı morarttılar
Sonunda nazlana nazlana
Çıktı da biraz kanım
Beni rahat bıraktılar

Yine öğlen oldu
Memiş kalfa taze fasulye
Haydar dayı patlıcan
Cafer patates yemeği
Başkası daha başka şeyler
Ama herkes sebze yemeği getirmişti
Hepsini bir tepsiye boşalttık
Adına türlü dedik
Her günkü gibi
Birer somunu bana bana afiyetle yedik
Yine yemeklerden biri kokuyor olsa da
Arada kaynadı gitti
Ne yapsın Cafer
Evinde buzdolabı yoktu ki

Öğleden sonra sürpriz yoktu
Kamyon dolusu çimento bizi bekliyordu
Hiçbirimizde kalmadı derman
Geçmiyordu dakikalar
Bugün daha bir inat ediyordu zaman
Saat beş oldu mu diye
Arada saate baksak da
Hep dürüstçe çalışıyorduk
Asla kaytarmıyorduk
Helalinden kazanıyorduk

Yorgundu suratlarımız
Terliydi vücutlarımız
Kirliydi üstümüz başımız
Kokuyordu her yanımız
Yine de umut doluydu
Hayata bakışlarımız

Keşke bir de mesaiden sonra
Keklik Pınarı'nda otobüsten inip
Ahrazın bağından Radar altına kadar
Her gün tırmanmam gerekmeseydi

6 Temmuz 1987

Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)